Ey Saki..

Ey saki, senin şarabın tatlı benimki acı. Sofrada azık karmak gerek ama senin şarabın sonsuz benimki bir damla.
Gel dostlarına sen şarap sun. Senin şarabını bir içen bir daha bırakamaz ki. Sen kimin içmesini dilemişsen onun ağzını tatlandırırsın. Kimi vazgeçirmek istersende ağzının tadını bozarsın.
İşini yarım bırakmayan bir sen varsın. Küpün ağzını açma vakti geldi. Sen uyuyanın gördüğü rüyanın nicesini kendi uyuruna sunarsın. Mecliste sana aykırı düşünce varsa bile senden ayrı birşey yok hükmünden bak bize. Mecliste edeplin olduğu kadar senin edepsizinde var.
Sen edeplinin iltifatınıda kabul edensin, edepsizin nazını da çekensin. Edepliye edebi miktarınca, edepsizine de kendi gönlünden geldiği gibi kerem edersin.
Gönlümü var tutupta gönlüm miktarınca istemem senden. Fazlasında gözüm yok, senin gönlün yeter bana.
Ayırt eden şarabıda ayırt etti de o yüzden tadını alamadı. Şaraplara isim verdi de kıyasa girişti. Sen kıyaslının kıyasına da aldırmayansın, hiç bir kötülük sana ulaşmadı ki? Her isim veren, tanım yapan ve kıyaslayan kendini sınırladı da tadından mahrum kaldı.
Ama sen alemlerin sultanısın, sinek kanadından misal verirsin fakat sinek vızıltısına aldırış etmezsin ki. Sen varın da yokun da birliğisin, sen cömertlerin kulluk ettiği sultansın, sultana mahrum ediş yakışmaz ki. Aslında mahrum eden sen değilsin, biziz kendimizi senin aşkından ve şarabından mahrum kılan.
Şarabı sen sunduğunda sarhoşluğa dağlar dayanmıyor, hele aşığını sarhoş ettinmiydi buna can dayanırmı? Kim neylesin artık dünyayı, kim neylesin artık ahireti. Ben geçtim artık bu dünyadan da ahiretten de, şarap sun yeter. Şarabının dışında başka şeylerde gözüm kalmadı artık, oyalanmaktan ve oynamaktan başka bir şey yaptığım yok. Ayıkken kendimle oyalanır oynarım, konuşur dururum. Sarhoşken yok olurum da ne yaptığını bilemem. Artık karar senin, hüküm de senin, varlıkta senin çünkü biz zaten yoktuk ve şimdi de iyice yok olduk.
Aklım başıma gelince düşünüyorum da aslı yok olan kendini nasıl yok kılsın ki? Sahi yok kimin adı?

Sensiz olmaz..

Yanında mevsim bahar. Güzel ellerin yine saçlarımı okşuyor rüyalarımda. Sıcaklığın, masumiyetin, bir kere içten “yavrum” deyişin beni alıp götürüyor en ücra yerlere. Büyüdüm anne büyüdüm, hiçbirşeyim olmadan yaşayabilecek kadar cesaretliyim ama sen olmadan asla. Çünkü senin sevgin içimi ısıtıyor soğuk bir kış günü. Gözlerin düşüyor gecelerime. Sabah olsun istemiyorum seni bir daha göremem diye.

Anladım ki sen canım, sen nefesim, sen en çok sevdiğim, sen benim tek vazgeçilmezimsin. Sen yeri gelir vatanım, yeri gelir hasretim, sen beni büyüten beni sımsıcak kollarında uyutan yüreğim, canımın taa içi, kalbimsin…

Bedenim yaşadıkça ve her soluk aldığımda sen benim güzel annem, canım annem olarak kalacaksın. Ben bir gün ölsem de sen bir melek olarak kalacaksın. Acımasız hayata inat olsun diye değil; herşeyim olduğun için çok ama çok seviyorum…

Sevgi..

üreğimdeki sevgiye sahip çıkıp onun her şeye rağmen büyümesini becerebiliyorsam ben sevgiyi taşımayı hak ediyorum demektir…

Sevgiyi yalnızca içimizde taşımak değil, aynı zamanda korumak, incitmemek için elimizden gelenide yapmalıyız…

Sevgisiz bir toplumda yüreğimizdeki sevgiyi olsun yitirmemeliyiz. Umut kaynağı, neşe kaynağı olan bir duyguyu, sevgiyi, yok saymayalım. Umutsuz ve neşesiz bir yaşam bizi ne kadar mutlu edebilir ki!

Elimizi yüreğimize koyduğumuzda hızlıca atıyor değil mi? Evet, yüreğimiz sevgiye sahip çıkıyor. Biz de yüreğimizle bir olurcasına sevgimize sahip çıkmalıyız…..

Ben aydınlığa doğru yürüyorum sevgimi, yüreğimi koruyarak…

Ben sevgiyi taşımalıyım; taşımalıyım ki benden sonraki nesilde sevginin hayatımız için vazgeçilmez olduğunu ve sevgi dolu bir dünyada mutlu olunabileceğini anlayabilsinler…

BEN BENDEN GERİYE YÜREGİMİN EN DERİNLERİNDEN GELEN KOCAMAN BİR SEVGİ BIRAKMAK İSTİYORUM.

BU SEVGİNİN TÜM İNSANLIGI SARACAK GÜÇTE OLMASINI İSTİYORUM………

Aşk yaşamı..

ökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte, yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden… Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda yıldızlarla konuşan…

Mutluydum rüzgarla birlikte maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken, mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken…

Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları yeryüzünde… Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin peşinde… Bazen bir kuşun kanadına karışır, uçardım onunla, rüzgâra karşı çığlıklarla birlikte…

Yaşamı sorardım kuşlara, nedir diye? Özgürlük derlerdi bana… Göklerde özgürce kanat çırpabilmek, rüzgâra baş kaldırmak. Ama yağmur yağdığında özgürlükleri elinden alınır, ağırlaşan kanatları daha fazla çırpınamazdı damlalar karşısında… Sığınırken bir kaya kovuğuna, özgürlüklerini teslim ederlerdi yağmura, sessizce…

Karıştım bir gün yağmur damlalarının arasına, gücü hissedebilmek için… Toprağa karışmak istedim, çoğalmak istedim, azgın bir nehir olup akmak istedim, deniz olmak istedim, yaşamı bulmak istedim, yaşam olmak istedim… Terk ettim gökyüzünü güneşe veda edemeden… Altımda gittikçe büyüyen yeryüzü beni kendine doğru hızla çekerken daha da büyüdüm, çoğaldım. Koşmaya başladım bir an önce toprağa kavuşabilmek için. Yaşamı hissedebilmek için… Yaşam olabilmek için…

Toprağa ilk dokunuş, ilk sarılış… Sıcaktı toprak, gökyüzünün olamadığı kadar… Beni sarmaladı şefkatle, beni içine aldı sevgiyle… Sevdim onu… Seviyorum dedim yaşamayı seninle birlikte… Toprağın derinliklerinde, karanlık sıcaklıklarda güveni hissettim… Zaman geçtikçe büyüdüm, çoğaldım… Yerimde duramaz hale geldim…

Güneşi özledim… Yıldızlara merhaba demek istedim…. Terk ettim toprağı. Sıcaklığını, şefkatini. Bir sabah çiçekler açarken gökyüzünü gördüm yeniden… Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine özgür…

Aktım, gittikçe büyüyerek… Beni sarmalayan toprağa dokunarak aktım… Nereye gittiğimi bilemeden… Sadece yaşamı öğrenebilmek için aktım… Benimle çiçekler açtı ağaçlarda, topraktan otlar fışkırdı delicesine… Ben onlara yaşamı sunarken, cevap veremediler bana yaşam nedir diye sorduğumda… Büyümek istedim… Daha hızlı akmak, denize kavuşmak istedim… Aktım gökyüzünün görünmediği ıssız ormanların arasından, yıllardır kımıldamaktan korkan taşları peşimde sürükleyerek, başkaldırırcasına… Başakların rüzgârla dans ettiği ovalara geldiğimde duruldum… Onları seyredebilmek için yavaşladım… Sordum uçuşan kelebeklere yaşamı… Rüzgârla dans mı diye?… Cevap vermediler bana… Denizi aradım uzaklarda, görebilmek için köpürdüm, taştım ona bir an önce dokunabilmek için…

Sonra bir sabah, daha güneş ışıklarını serpmeye başlamamışken dünyaya, uzaklarda maviliği gördüm… Gördüm orada canlılığı, başkaldırmışlığı, hasreti… Kavuşmak istedim bir an önce, sarılmak istedim… Koynuna girmek istedim bir sevgili gibi… Sevişmek istedim onunla… Yaşamı istedim ondan… Dokunduğumda denize, balıklar kaçtı benden, suyum karıştı denize… Bir oldum onunla…

Ufacık bir damlaydım, bulut oldum, toprak oldum, deniz oldum, okyanus oldum. Kapladım dünyayı canlılığımla. Dalgalarla oynarken derinliklere karıştım… Derinliğin sessizliğinde güzellikleri buldum… Yaşam gizlenmiş güzellikler midir diye sordum denize? Cevap alamadım… İnsan olmak istedim… Yaşamın ne olduğunu öğrenirim diye…. Büyümeye başladım içinde olduğum insana fark ettirmeden… Büyüdüm, büyüdüm…

Aynı toprak gibi sıcak ve karanlık bu yer bana güven verdi, huzur verdi… Zaman geçtikçe, yerime sığamaz hale geldim… Güneşe sarılmak istedim… Yıldızları görmek, denizle konuşmak istedim… Yaşamı insanlara sormak istedim… Işıkla tekrar kavuştuğumda özgürlüğümü hissettim yeniden… Küçük bir su damlasıyken gezdiğim gökyüzünü yeniden görebilmek mutluluk verdi…

Büyüdüm zamanla… Diğer insanlarla birlikte, zamanla birlikte… Sordum insanlara yaşam nedir diye?… Cevap veremediler… Bir gün aşık oldum birisine, neden diye sormadan kendime… Bir kuş gibi özgürce, bir nehir gibi delicesine akarak, bir deniz gibi sınırsızca sevdim birisini… O zaman anladım ki;

YAŞAM SEVGİDİR…
SADECE SEVGİ.

Dostlar vardır..

Olmasa da olur dediğimiz insanlarla doludur hayatimiz; tanıştığımız, selamlaştığımız; klasik cümlelerle iletişim kurduğumuz, yanıtlarını merak etmediğimiz sorular sorduğumuz…
İyi insan olmadıkları için mi uzak dururuz onlardan?
Hayır, hiç sanmıyorum.
Gönülde biter her şey; akla yararlı gelse de samimi bir ilişki, gönlün hayır dediğine ısınmak mümkün olmaz.
İster dünyanın en yakışıklısı, ister en güzeli olsun; ister en zengini, ister en komiği; ne yapsa nafile; yüreğine ulaşamaz.
Başkası için özel olan, senin gözünde dünyanın en sıradan insanidir ve…
Yüzüne bakmaz kimisi vazgeçemediğim dediğinin…
Gönlümüzdür hükümdar; kime ne paye vereceğini o belirler.
Kimine “dost”, “yar”,kimine “tanıdık”, “arkadaş” deyip, çıkar isin içinden…
Özünde iyi olduğuna inansam da insanların, herkesi sevemem onun yüzünden…
Hem, kalabalıktan da hoşlanmaz zaten; sevginin, sevdiklerinin hakkini vermek ister. Sonuçta, sevmek büyük bir sorumluluktur; emek vermek gerekir, ilgilenmek…
Sevdiğim her insanin yaşamına bir anlam katmalıyım; zorlu ve vazgeçilmez bir serüven olmalı; dost dediğim insanlarla ayni zaman dilimini paylaşmak!
Hani, bilirsiniz işte!
Dostlar vardır çiçek gibi; koklar koklamaz alır götürür bütün yüklerinizi…
Evsizseniz ye da odun kömür bulamıyorsanız yakmaya; uzundur kıs geceleri…
Dostlar vardır soba gibi; yüreğindeki ateşle ısıtır ellerinizi…
Dostlar vardır; fırtınada sığınak, güneşte gölge; yanarken buz gibi su dökmez üstünüze;
Aksine, harlandırır ateşi; bilir ki, anmayanı hiç bir şey söndüremez.
Dostlar vardır, yıldız gibi; hava kapalıyken bile, kapkara bulutların bekçisidir gökyüzünde…
Dostlar vardır, arada bir uğrayıp alt üst eder yaşamınızı; dili zehir zemberek, bakışları keskindir. Dostlar vardır gül gibi; sarılırken yaralanmayı göze almanız gerekir. Hani, kiminin yoluna halı sersen kar etmez; dostlar vardır, minder de kafi gelir; sen olursan fark etmez.
Dostlar vardır; rakısız çözülmez dili, muhabbeti çekilmez;
Dostlar vardır, efkârının sebebi bir bardak demli çaydır.
Dostlar vardır, omzu her derde devadır.
Dostlar vardır, iyi bir öğretmen gibi, nasıl sorulacağını öğretir.
Dostlar vardır, dağ gibi vakur; toprak kadar bereketli, mert…
Dostlar vardır; ney gibi hüzünlü, saz gibi asi; şiir kadar büyük…
Dostlar vardır türkü gibi; her zaman söylenmeseler de her daim içinde taşır sevdasını; yangınını bulaştırır bir gönülden diğerine…
Dostlar vardır baki; tanıştığın gün doğar, yittiği gün ölürsün! Zamana ve darbelere; yollara ve hasretlere dirençli…
Dostlar vardır, közde mısır, kadehte şarap; ateşte yanmanın da, şarapla sönmenin de tadı damağındadır.
Dostlar vardır; yüreğine kök salmış bir çınardır; hiçbir şey deviremez; gönülden gönüle kurulmuştur köprüler; ne yaşansa atılamaz!
Dostlarımız vardır bizlere benzerler biraz…
Dostluklar vardır, erken dolar vadesi; dostluklar vardır, devam eder ahrette!
İste böyle dostlardır; her şeye lanet ettiğin günlerde bile, yaşamını güzel kılan…
Gönül, her yerde onları arar.
Ve bulduğunda haber gönderir bize; bir sıcaklık yayılır yüreğimize; bunda bir is var deriz, takılırız peşine…
Dost olalım gönlümüzle…

Etkileyici aşk sözleri..

Etkiyeyici Aşk Sözleri

Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.

En sürekli aşk karşılığı olmayan aşktır.

Bir delinin seni öpmesine izin ver ,ama bir öpücüğün seni delirtmesine izin verme

İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüpte kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar

Nice insanlar gördüm kalpleri bomboş ama mutlu, çok az insanlar gördüm kalpleri sevgiyle dolu ama aşk ateşiyle yanıp kavrulan, hüzünlü ve mutsuz!

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkunluğumu kalbime değil günesin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım

Gökyüzündeki bütün yıldızları toplasan bir tek sen etmez, fakat bir tek sen hepsine bedelsin.

Aşk Çoraba Benzer ; Çifttir ve birbirine uymalıdır

Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakipti..Çünkü sen benim için daima tektin

Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı…

Sen gözlerimde bir damla yas olsaydın seni kaybetmemek için ömür boyu ağlamazdım!!!

Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim , balık olurdum

Hayatta üç şeyi sevdim. Seni, Kalbimi, Ümit Etmeyi. Seni sevdim, sensin diye. Kalbimi sevdim, seni sevdi diye. Ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye.

Seni Sevdiğim kadar ibadet etseydim ; cennette köşküm olurdu…

Rüzgarın kemanini çaldığı ve damlaların pencerene vurduğu bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun ve keşke dediğin tüm güzellikler senin olsun…

Tek başıma değilim ben ve ümitsiz aşkım var

GECEYE İNAT GÜN AĞARMAKTA, AĞACA İNAT DAL ÇOĞALMAKTA,ÖLÜME İNAT İNSANLAR ÇOĞALMAKTA, BENSE SANA İNAT SENİ SEVMEKTEYİM İNAT BU YA HEPTE SEVECEĞİM…

RÜZGAR ALABİLDİĞİNE HIRÇIN, YAĞMUR ALABİLDİĞİNE İNATÇI ,YÜREĞİN İSE ONLARA İNAT SANKİ BİR LİMAN… TIPKI GÖZLERİNDEKİ HUZUR GİBİ…

Böyle basit bir dünyada sen benim için çok özelsin

AŞK:GÜLÜ DİKENİYLE AVUÇLAMAYA BENZER. ELLERİN KAN İÇİNDE KALIR AMA DİKENLERİN HESABINI GÜLDEN SORAMAZSIN…..

Eğer aşkta güzel bir an varsa oda başkalarını baştan çıkartan o yüreğin benim için kan ağladığı zamandır.

Ne insanlar tanıdım yıldızlar gibiydiler. hepsi göklerdeydi parlıyordu. ama ben seni güneşi seçtim. bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,uzakta olduğun için tutkunum sana! hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana

Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, bir yaprak olsaydı bütün ormanları, bir yıldız olsaydı tüm kainatı sana vermek isterdim. Ama, sadece seni seven kalbimi verebiliyorum…

Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

Önce düştüğümde kalkmayı,sonra aleve dokunduğumda acıyı,sevmeyi öğrendim,sevilmeyi. her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim .!

Bir gül olmak isterdim neden mi? beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için

Hayata niye geldim diye düşünmeye başlamıştım 19umdan sonra seninle tanışınca anladım dünyaya geliş sebebimi..

BEN SENİNLE SONSUZDAN GELEN İKİ IŞIN OLUP İNCE KENARLI MERCEĞİN ODAK NOKTASINDAN KESİŞEBİLME İHTİMALİNİ SEVDİM

SESİNE MEVSİMLERİN EĞİLDİĞİ, GÖZLERİNE BAHARIN AĞLADIĞI,AĞLAR GİBİ GÜLMENİ,DOKUNUŞLAR GÜLECEK GİBİ DURAN YÜZÜNÜ ÖZLEDİM..

ACI VE HÜZÜN BİR YILDIZ KADAR UZAK, MUTLULUK GÖZBEBEĞİN KADAR YAKIN OLSUN. UMUTLARIN GERÇEK, GERÇEKLERİN MUTLULUK, MUTLULUKLARIN SONSUZ OLSUN..

DÜNDE, BUGÜNDE, YARINDA, YÜREĞİN KADAR YANINDAYIM. KENDİNİ YALNIZ HİSSETTİĞİNDE ELİNİ KALBİNE KOY; BEN HEP ORDAYIM

Sen sahra çöllerinde bir gül olsan seni kurutmamak için göz yaşlarımla sulardım seni

AŞK BİTTİKTEN SONRA ARKADAŞ KALALIM DEDİLER.. GÜLE BAŞKA İSİM VERSEN DEĞİŞİK KOKAR MI ???

VE TANRI İNSANLARA SEVMEYİ ÖĞRETTİ İNSANLARDA BİRBİRLERİNE ACI ÇEKTİRMEYİ

AY IŞIĞININ AYDINLATTIĞI BİR KUMSALA KÜÇÜK BİR DAL PARÇASIYLA SENİ SEVİYORUM YAZMAK İSTERDİM AMA SEN HIRÇIN BİR DALGA OLUP SİLERSİN DİYE YAZMAKTAN KORKTUM

ALIP KIRSALAR KALEMİMİ KANIMLA YAZARIM SENİ SEVDİĞİMİ

En büyük okyanusta bir su damlası olmak, uçsuz bucaksız sahilde bir kum tanesi olmak ama en önemlisi milyonlarca insanın içinden senin sevgilin olmak…

Her yağmur damlası seni seviyorum demek olsaydı her yeri sel götürürdü…

KÜL OLMUŞ ATEŞ YANAR MI? BUZ TUTMUŞ SU AKAR MI? BU GÖZLER SENİ SEVDİ BAŞKASINA BAKAR MI

Bir yudum mutluluk, Peşinden koşuyorum, ne olacak halim bilmiyorum, Sevmişim seni bir kere, Doyamadan gidiyorum …

Elif şafak aşk sözleri..

Elif Şafak Aşk Sözleri
”Aşk’ın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır Aşk!
Ya tam ortasındadır,merkezinde…
Ya da dışındasındır,hasretinde!…”

*
*
*

”Zira her ne kadar başkaları aksini iddia etse de aşk dediğin bugün var yarın yok cici bir histen ibaret değildir…”

”Sen,sen ol kelimelere fazla takılma.Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir.Aşık dilsiz olur.”

*
*
*

”Peki ama o halde nedenn analyamadığım,açıklayamadığım bir boşluk var içimde?Öyle bir boşluk ki günbegün büyümekte.Fare gibi sinsice,sessizce,hırslı ve haris,bu eksiklik duygusu ruhumu kemirmekteçNereye igtsem içimdeki boşluk da benimle gelmekte.İnsan bu kadar tam iken gene de hala eksik hissedebilir mi?Ya da mutluyken kederli de olabilir mi?.”

*
*
*

”Ya aşkı öğret bana ya da aşkın yokluğuna üzülmemeyi.”

*
*
*

”İnanç aşk gibidir.İspat şstemez.Mantıksal bir açıklama beklemez.Ya vardır,ya da yok.
Beni dindar biri olarak saymışsın.Halbuki değilim.Dindar olmakla inançlı olmak aynı şey değil.!”

*
*
*

”Her hakiki aşk,umulmadık dönüşümlere yol açar.Aşk bir milad demektir.Şayet ‘aşktan önce’ ve ‘aşktan sonra’ aynı insan olarak kalmışsak,yeterince sevmemişiz demektir.Birini seviyorsanonun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir.O kadar çok değişmelisin ki sen,sen olmaktan çıkmalısın!..”

*
*
*

” ”Rüzgarla gelmedim.” demişti Şems,”ki rüzgarla gideyim senin hayatından!…” ”


”Beni sevebilir misin?” diye sordu.
”Seni zaten seviyorum.” dedi Aziz gülümseyerek.
”Ama daha beni tanımıyorsun bile…”
”Seni tanıyorum.” diye üsteledi Aziz emin bir sesle.
”Benimle ilgili bilmediğin o kadar çok şey var ki..”
”Seni tanımam için çok şey bilmeme gerek yok.Senin özünü görüyorum..” dedi Aziz.
Ve Ella bu cümleyi bir yerden hatırladı.Sanki ağzından çıkan kallavi cümleler beklemediği anlarda ona geri dönüyordu.Çember gibiydi hayat.Ne verirsen aynen iade ediyordu.Çılgınlıktı bu.!.. ”

*
*
*

Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşindemi koşmalıyım mecazimi yoksa dünyevi semavi yada cismani mi diye sorma! ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.

*
*
*

Bir silgi gibi tükendim ben…

Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım: mürekkeple yazmışlar oysa.

Ben, kurşunkalem silgisiydim..Azaldığımla kaldım…

*
*
*

İçim acıyor herkese ve her şeye…

Faniliğimiz, zayıflığımız, zaaflarımız…İnsan olmanın,

insan olamamanın ağırlığı ciğerlerime doluyor…

Nefes a l a m ı y o r u m ..

*
*
*

dönüp dolaşıp vardığım yerde /

senden / bir senden /uzak düştüm / ayrı düştüm /

belki de ilk kez /o zaman bölündüm…

Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm.
Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki.
Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar,
ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var.
Sadece çıkmak istiyorum.
Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum.
Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını…
Durmuşum bir eşikte, ne bir adım geri, ne bir adım ileri, uzatmışım kafamı aralıktan dışarı, sırtımı dönmüşüm o cehennem sıcağına, mutlu mesut, çocuk çocuk soluklanıyorum serinlikten, ötesi gerisi ne gam.”

MedCezir~

*
*
*

Bir insani sevmek, onun zihninde bir türlü huzura erememis, tüm hikayeleri raflarindan çikartip, tek tek temize çekmek demektir..

Bit Palas

*
*
*
*

Akil çikarcidir, kolay kolay yikilmaz.
Ask ise ha bire kendini yipratir, harap düser.
Halbuki hazineler ve defineler yikintilar arasinda olur her zaman.
Ne varsa harap bir kalpte var !

Ask..

*
*
*

Içimin tünellerine girer girmez bir fener aliyorum elime.
Buralar çok karisik.Kaç defa geldim. Gene de hep kayboluyorum ..

Siyah Süt

Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi o kadar ciddiye alır ki oyuncağını ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz kurcalar oyuncağı, kırar parçalar.

Ya aşırı k ı y m e t verir ya k ı y m e t bilmeyiz.

Aşk sözleri..

♥ Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm…

♥ Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz…

♥ Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

♥ Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

♥ Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da… Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de… Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek…

♥ Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın.

♥ Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.Ve aşk öyledirki nerde imkansız varsa onu seçer.

♥ Birgün bana soracaksın,beni mi yoksa hayatı mı daha çok seviyorsun diye. hayatı diyeceğim, küsüp gideceksin ama hiçbir zaman bilmeyeceksin ki benim hayatım sensin.

♥ Sen benim incimdin. parıldayan masum güzelliğinle seni sarp kayalıklardan tırnaklarımla kazıdığım bir istiridyede bulmuştum. ve bir daha kaybetmiyeyim diye kalbimin derinliklerine gömdüm.

♥ Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek bırakıp gitsende unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.

♥ Sevmiyorum şu saatin sesini,akmasın dursun zaman.herşeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; YALAN. senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.

Müsait bir yürek acısında indirirmisin beni?

Elveda..
Yol ayrımı çoktan gelmiş de..geçmiş bile..İneceğim son durak gelmişte ben uyumuş kalmışım.Camın ardındaki renkli dünyalara daldım..Kaçırdım ineceğim yeri..
Şimdi müsait bi yürek acısında indirirmisin beni..Yolculuk çok güzeldi sağ ol..Hiç ağlamadım (yalan..) hiç üzmedin beni (yalan..) hiç yakmadın canımı(yalan…) Çok ama çok sevdin beni (YALAN…Söyleyebileceğin…üsteli k utanmadan söylediğin bir yalan..) Merak etme ben buradan sonrasını biliyorum..Yürürüm evime kadar..Ben bu yollardaki cam kırıklarını tanıyorum..Yolara dökülmüş acıtan dikenleri biliyorum..Daha önceki parçalanmış ayaklarımdan kalan kanlar kurumuş ama izleri kalmış..Ben o çizgileri takip ederim..Sen sakın üzülme..
Müsait bir yürek acısında inebilirmiyim..
Gerçekten çok sıkıldım..Gitmeye hiçbir zaman cesaret edemedim.Korktum..Düşmekten yalnız kalmaktan saplantılı düşlerimden korktum..Seni kaçıp sığınacağım günahlarımdan af dileyeceğim mabet bildim..Nedense tüm günahlarımıda seninle işledim…Utanıyorum..Yalnızlığı mdan..Korkuyorum hemde daha fazla tüm korkularımdan.. Kandım..kandırıldım..Üstelik sen kandırmak içinde hiç çaba sarfetmedinki…Tüm suç benim..Ben tüm yalnızlığımı hak ettim.Renkli gözlerinde renkli hayallere daldım..Oysaki senin bir suçun yoktu..Ben kendi uydurduğum aşk masalına inanmıştım…Hani masal olacaktık seninle..Şimdi koca bi yalan olduk..
Müsait bir yürek acısında inebilirmiyim….
İnanmıyorum artık mutluluklara..İnandığım tek şey su rengi tuzlu gözyaşlarım..Gözyaşlarımla yıkayacağım kalbimi.Başka bir çaremde kalmadı..Direnmelerim boşuna..Sen çok sevmiştin ya beni (YALAN..) Şimdi canın acıyacak ya (yalan)için parça parça olacak ya (yalan) sakın üzülme..Ben senden önceki yoluma devam edeceğim..Emin adımlarla yürüyeceğim.Sonra uzun yolculuklardan sonra kendime varacağım ..O vakte kadar yalın ayak yürüyeceğim..Sen beni indir müsait bir yürek acısında..Ben kendi derdime ortak olacağım..Bomboş çocuksuz bir parkta bırak beni..Ben biraz geleceğin yalnızlığını seyredeceğim..Biraz çocukluğuma ağlayacağım..biraz yitirdiklerime ..biraz karanlık gecelerime ..biraz güneşleri batmış günlerime ağlayacağım..Sana hiç ağlamayacağım (yalan) seni bundan sonra hiç düşünmüyeceğim..Gömeceğim kalbimi gömdüğüm yere ..Seni unutacağım (yalan..yok hayır gerçek) Zamanımı alacak ama unutulacaksın.Senden bana bir tek yalanlar miras kalacak..

Müsait bir yürek acısında inebilirmiyim..
Keşke sevdim bir zamanlar seni ama bitti şimdi deseydin…Keşke bu kadar değersiz görmeseydin önünde dağlar gibi duran yürekli sevgimi.Şimdi sevgin bir kambur sırtımda…Taşıyacağım ömrümce yalandan sevgini..İnsanlardan gizlemeye çalışacağım..Kahretsinki herkes görecek o kamburu..Ben ardımda saklıyorum sanarken görünecek..Gözyaşlarım içime akıyor..Hiç bir merhem çare olmuyor yüreğimin acısına ..Seninlede yalnızdım..ama bu yalnızlık zor geldi bana..Tüm zorları başardım ya hayatta ..Şizofren sevdam terk etmiyor içimden beni..Dönüşü olmayacak bir yola girdim..Zaten sevgimiz asla kesişmeyen paralel yollardı birbirine..Ve biz hiç bi zaman kavuşamadık bize..İstemiyorum artık renkli gözlerni..Söylemeyeceğim artık sana en güzel aşk sözlerini..Yalvarmayacağım bu sefer ardından…Bu sefer gurur yapıcak bir durum yok…Bıçak gibi kesildi sevda bağları..Bu sefer başka bir tenin kokusu bulaştı bize..Kaldıramaz bu aşk bu lekeyi..Kaldıramaz bu sefer bu kalp başka kalbin kırıntılarını..Üstelik seni kandıran o tene nefret bile duymuyorsun…Üstelik saçma bir tek geceyi bana tercih ediyorsun…
Bu sefer dur demiyeceğim sana..Bu sefer kapattım kapılarımı açmıyacağım sana….Bu sefer yoksun gözümde..Müsait bir yerde indir beni..Ben bundan sonraki yolculuklarımı kaçak yapacağım..Bir trenin kompartımanlarda kaçak bir yolcu olacağım..Hiç bir biletçi bulamayacak bu kaçak sevdalı yolcuyu..Hiçbir yolcu görmeyecek bu kaçak yolcunun yüzünü hiçbir zaman duyamayacak bu yolcunun kokusunu kimse..
Hadi şimdi indir beni müsait olmayan bir yerde…